Uzun yıllar ayakta kalmış kurumların kendilerine ait değişmeyen temel değerleri ve kurum kültürleri vardır. Kurum kültürü oluşturulması uzun soluklu ve zahmetli bir iştir. İşte kurumunuza yada şirketinize ait tamamen size özgü bir kurum kültürü oluşturabilmeniz için dikkat etmeniz gereken 4 önemli husus. Şirketinizin “markalaşmasını” istiyorsanız bu yazıyı okumanızı öneririm. [i.a.]

Kurum kültürü kavramı, bugün tüm dünya tarafından önemi kabul edilen ve markaların başarılarında belirleyici rol oynayan bir olgu. Peki ama güçlü bir kurum kültürüne sahip olmak, markalar için neden bu kadar önemli?

Başarılı bir işe imza atmanın öncelikli kuralı, mutlu insanların bir araya gelmesi ve kendilerini yaptıkları işe ait hissetmeleridir.

Sabah evden çıktığınızda ayaklarınız geri geri gidiyor ve o iş yerine yalnızca hayatınızı sürdürmek için ihtiyaç duyduğunuz parayı kazanmak amacıyla gidiyorsanız, başarıya ulaşmanızı beklemek hayalcilik olur. İşinize her sabah mutlu, heyecanlı ve istekli bir şekilde gitmenizi sağlayan olgu, kurum kültürüdür. Bu kültür, tüm ekibi ortak bir hedef için mücadele etme noktasında birleştirir.

Güçlü bir kurum kültürü, her şeyin ötesinde yol gösterici ilkelere sahip olmanızı sağlar. Ekip üyelerinin hayatlarına belirli dayatmalar ve kurallar getirmek yerine onların hayatlarını kolaylaştıran bir kültür, iş hayatında karşılaşılan pek çok zorluğun aşılması noktasındaki en büyük yardımcınızdır. Kurumu oluşturan kişilerin mutluluğuna odaklanan bir kültür, daha iyi bir performans noktasında belirleyici bir unsurdur. Bu yazının 3 ana başlığında bir kurum kültürüne sahip olunması için yapmanız gerekenleri, bu süreçte yaşayabileceğiniz muhtemel zorlukları ve bu zorlukların çözümlerini değerlendireceğiz.

Adım Adım Bir Kurum Kültürü Oluşturmak

Güçlü bir kurum kültürüne sahip olmanın ilk adımı, sahip olduğunuz kültüre uyum gösterebilecek kişilerle beraber çalışmanızdır. Sonuç olarak bir kurumun karakterini, onu oluşturan kişiler belirler. Üst düzey performans gösteren fakat kültürün dışında hareket eden ekip üyeleri, marka için yine büyük bir tehlikedir. Çünkü bir kişi dahi, oturtmak istediğiniz anlayışa telafisi güç zararlar verebilir.

İkinci adım ise, herkesi bir bütün olarak görmek ve onların fikirlerine değer vermenizdir. Bir kurumda kimse tüm soruların cevaplarına sahip değildir ve çözüm birçok farklı kişiden gelebilir. Bazen çok kilit bir problemin çözümü, en tecrübesiz kişide, hatta bir stajyerde dahi olabilir. Bu sebeple ekip üyelerinin kıdemlerine bakılmaksızın herkesin görüşüne değer vermeniz, güçlü bir kültüre sahip olmanız noktasında oldukça önemlidir.

Üçüncü adımda temel değerlerinin net bir şekilde belirlenmesi yer almaktadır. Birçok marka, dünya çapında başarı elde etmiş markaların değerlerini kendi markalarına empoze etmeye çalışsa da, bu çalışmalar genellikle başarısızlıkla sonuçlanır.

Çünkü her markanın kendine özgü bir yapısı vardır ve bir markanın temel değerleri asla kopyalanamaz.

Temel değerler belirlenirken spesifik odaklar yerine daha kapsayıcı ve genel değerler belirlemeniz, daha doğru bir yaklaşımdır.

Dördüncü adım ise, iletişim kanallarının her zaman açık olmasıdır. Kurum içi iletişimi geliştirmenin birçok farklı yolu vardır. Örneğin yöneticilerin ekip üyeleriyle kısa bir kahve molasında bir araya gelmesi dahi bu iletişimi güçlendirecektir. Problemlerin açık ve şeffaf bir şekilde değerlendirildiği kurumlar, her zaman daha iyi bir çalışma ortamı yaratmıştır.

Güçlü bir kurum kültürü oluştururken dikkat etmeniz gereken en temel 4 unsuru bu şekilde özetleyebiliriz. Ancak başarılı olma noktasında kilit rol oynayan böylesine önemli bir unsurun oluşma sürecinde birçok zorlukla karşılaşmanız da oldukça muhtemel.

“Kurum kültürü, yönetim tarafından dayatılan kurallardan ziyade ekip üyelerinin kendi insiyatifiyle benimsediği bir değerler bütünü olmalıdır.”

Yaşanması Muhtemel Zorluklar

Bir kurum kültürünün oluşması noktasında yaşanabilecek en büyük zorluk, bu kültürün sürdürülebilirliğini sağlamaktır. İş hayatı dinamiktir ve birlikte çalıştığınız kişiler zaman içinde değişecektir. Bu kaçınılmaz duruma karşı sahip olduğunuz kültürü korumak da, en zorlayıcı durumlardan biridir.

Kurum kültürü, zaman içinde gelişen ve değişimlere uğrayan bir olgudur. Bir kurumun 20 kişiyken sahip olduğu kültür ve 2000 kişiyken sahip olduğu kültür arasında çok ciddi farklar vardır ve bu durum kaçınılmazdır. Ancak bu noktada belirleyici unsur, temel değerlerinizin özünü kaybetmeden korunması ve gelişmesini sağlamanızdır. Bugüne kadar birçok kez “Amazon’un ilk ofisi” olarak Jeff Bezos’un bir masanın başında bilgisayarıyla oturduğu fotoğrafı görmüşsünüzdür. Amazon’un o fotoğrafın çekildiği gün sahip olduğu kurum kültürü ve bugün sahip olduğu kurum kültürünü düşünün. 2017 yılı verilerine göre Amazon, 541.900 çalışana sahip. Bu başarıya ulaşırken atılan doğru adımların yanı sıra, sahip olunan değerlerin korunması ve kurum kültürünün zaman içinde gelişmesi de belirleyici bir rol oynadı.

Bir diğer zorluk ise, kurum kültürünün herkes tarafından benimsenmesidir. Eğer bir kişi dahi kendini bu kültüre ait hissetmiyorsa, bu oldukça büyük bir problemdir. Kurum kültürü, yönetim tarafından dayatılan kurallardan ziyade ekip üyelerinin kendi insiyatifiyle benimsediği bir değerler bütünü olmalıdır.

Bir diğer konu ise, kurum içindeki ekiplerdir. Her kurum, kendi içinde daha iyi organize olabilmek adına departmanlara bölünmüştür. Bu bölünme, kimi zaman görünmez duvarlarla kurumun kendi içinde gruplaşmasına ve farklı değerleri benimsemesine sebep olabilir. Bu gruplaşma sonucunda da, kurum kültürü her departman tarafından farklı yorumlanabilir ve anlayış farklılıkları ortaya çıkabilir. Bu durumun önüne herkesin bir arada olacağı etkinlikler düzenleyerek, veya tüm departmanlardan farklı kişilerin dönemsel olarak bir arada çalışmasını sağlayarak geçebilirsiniz.

Çözüm Yolları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kurum kültürü, belirli bir süre dahilinde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda elde edilebilecek bir olgu değildir. Güçlü bir kurum kültürüne sahip olmak için, her şeyden önce sabır göstermeniz gereklidir. Bu kültür yıllar boyunca yaşadığınız tecrübeler ve gelişmeler sonucunda ortaya çıkacaktır ve sizi geleceğe emin adımlarla taşıyacaktır.

Yıllar boyunca edindiğiniz deneyimler, kurum kültürünüzü ortaya çıkartacaktır ve bu kültüre yaptığınız hatalar da dahildir. Geçmişinizden dersler çıkartarak çok daha güçlü bir kültüre sahip olabilirsiniz.

Bir diğer kilit nokta ise, aynı çatı altında çalıştığınız insanları “çalışan” olarak görmemekte saklı. Bu bir ekip işi ve iş arkadaşlarınız da sizin ekip arkadaşlarınız. Eğer bir işi başaracaksınız, onların desteği olmadan o başarıya ulaşamazsınız.

Steve Jobs’un “Muhteşem başarılar asla tek bir kişi tarafından değil, bir ekip tarafından gerçekleştirilir.” sözü de, bu durumu en iyi açıklayan sözlerden biri.

Bu yaklaşım bir kurumun güçlü bir kültüre sahip olması noktasındaki en belirleyici unsurlardan biridir.

Güçlü bir kurum kültürü, bir markanın yaşadığı tüm tecrübeler sonucunda elde ettiği değerler bütünüdür. Uzun yıllar sonucunda meydana gelen bu olgunun sağlıklı bir şekilde tüm şirket tarafından benimsenmesi noktasında, bazı zorluklarla karşılaşılması da yine oldukça muhtemeldir. Bu noktada verilen kararların yalnızca kısa vadeli değil, uzun vadeli sonuçlarını da hesaba katmak oldukça kritik bir öneme sahiptir. Değerlerinden ve inandığı doğrulardan ne olursa olsun ödün vermeyen kurumlar, mutlaka başarıya ulaşacaktır.