Profesyonel Erickson koçlarının anlattığı en güzel hikâyelerden biri olan “At-Çocuk”, Marilyn Atkinson’ın “Bir Sanat ve Bilim Olarak Koçluk” adlı kitabında geçen bir hikâyedir. [i.a.]

“Bir gün bir çiftliğe bir at gelir. Çiftlikteki çocuklardan biri atı sahibine götüreceğini iddia eder. Diğerleri buna çok şaşırır.

İçlerinden biri sorar: “Atın sahibini tanıyor musun?”

Çocuk sadece “Hayır” der.

Atı ürkütmemek için yavaşça ilerler ve atın başına kadar ulaşır. Ata sevgi ve şefkat göstererek at ile kendi arasında bağ kurar. Daha sonra atın üzerine biner ve ata iki ayağı ile yavaşça vurup onu harekete geçirir. At yola çıkıp ilerlemeye başlar. Yolun bir yerinde yol ikiye ayrılır. At durur ve başını eğer. Çocuk atın başını tekrar elleri ile okşar. At başını doğrultur ve bir yöne sabit bir şekilde bakar. Çocuk tekrar atı harekete geçirir ve at ilerler. Bir süre sonra bir çiftliğin önüne kadar gelirler.

Çiftlik sahibi heyecanla koşarak atının önüne gelir ve çocuğa sorar: “Bu atın bize ait olduğunu nereden biliyordun?

Çocuk: “Ben bu atın size ait olduğunu bilmiyordum. Ben sadece onun odaklanmasına yardımcı oldum, o zaten gitmek istediği yeri biliyordu” diye cevap verir.